Kiev

 

‘Seyahat satın alınarak sizi zengin eden tek şeydir.’ Anonim

KİEV GEZİ REHBERİ;

Ulaşım: Türkiye’den Kiev’e Ukrayna milli havayolu şirketi olan Ukraine Airlines ve Türk Hava Yolları ile direkt uçuş sağlayabilirsiniz, biletler ortalama 350-400 TL arasında değişiyor. Avrupa’nın diğer şehirlerinden yine Ukraine Airlines ile uygun fiyatlı uçuş yapabilirsiniz. Kiev’e Türkiye’den otobüs ile gidemezsiniz ancak; Moldova, Rusya, Belarus ve Polonya gibi ülkelerden karayolu ulaşımı sağlayabilirsiniz. Örneğin; Moldova-Kişinev’den otobüs kullanarak 12 saat gibi bir sürede Kiev’e ulaşabilirsiniz. Tren kullanmak isterseniz Kiev’e yine Avrupa’nın birçok şehrinden demiryolu kullanarak rahat bir ulaşım sağlamak mümkün. Yine Kişinev’den trene binerseniz 15 saat sonra Kiev’e aktarmasız olarak ulaşabilirsiniz, trenler yataklı tren ve kondüktörden çay, kahve ya da atıştırmalık satın alabiliyorsunuz. Kiev’e havayolu ile ulaşmışsanız eğer ineceğiniz havaalanı muhtemelen şehir merkezine yaklaşık 40 km. uzaklıkta bulunan Kiev Borispol Havaalanı olacaktır. Bu havaalanından şehir merkezine ulaşmak için 4 seçeneğiniz bulunuyor bunlardan ilki ve kesinlikle tavsiye ettiğim taksi seçeneği. Kiev’de taksiler gerçekten çok ucuz, tabi pazarlık yaptığınız sürece. Borispol’dan şehir merkezi ortalama 30 dakika sürüyor ve pazarlık ile yaklaşık 5-6 Euro gibi bir ücrete istediğiniz yere gidebiliyorsunuz hem zahmetsiz hem de ucuz. İkinci seçeneğiniz havaalanının çıkış kapısından bineceğiniz Skybus isimli shuttle servisler, bu servislerin ücreti ortalama 3 Euro ve 1 saat yolculuk sonrasında sizi merkez tren garının önünde indiriyor ancak buradan da gideceğiniz yere ulaşmak için taksi kullanmanız gerekebilir çünkü şehir merkezine biraz uzak bir konumda yer alıyor. Üçüncü seçeneğiniz yine çıkış kapısından binmeniz gereken Marshurutka isimli dolmuşlar, bu dolmuşların ücreti de ortalama 3 Euro civarında ve yine 1 saat gibi bir sürede sizi şehir merkezine yakın bir konumda indiriyor. Son olarak şehir içi otobüslere binebilirsiniz ancak bu otobüsler sizi şehir merkezine getirmez metro durağında bırakır ve metro kullanarak birkaç aktarma sonrasında şehir merkezine ulaşabilirsiniz, bu yöntem çok zahmetli olacağından benim tavsiyem taksi ya da Skybus isimli shuttle servisler. Kiev’de bulunan diğer havaalanı nispeten daha az tercih edilen şehir merkezinin 8 km uzağındaki Zhuliany Havaalanı, bu havaalanından şehir merkezine yine taksi kullanarak hem ucuz hem de rahat bir şekilde ulaşım sağlayabilirsiniz. Taksi kullanmak istemezseniz de çıkış kapısından çıkıyorsunuz, birkaç dakika yaya yolundan yürüdükten sonra otobüs durağı göreceksiniz buradan 302 numaralı otobüse biniyorsunuz, şoföre şehir merkezine gitmek istediğinizi söylüyorsunuz, o sizi en yakın metro durağında indiriyor, ardından metroya biniyorsunuz ve istediğiniz yere gidiyorsunuz. Kiev’de resmi taksi aramanıza gerek yok zira normal vatandaşlar da kendi özel araçları ile taksicilik yapıyorlar, elinizi kaldırın ve duran araca pazarlık yaparak binin bu kadar basit. Kiev’e otobüs kullanarak gelmişseniz otobüsten ineceğiniz yer Kiev merkez otogarı olan Kiev Avtovokzal, burası; Moskovska Meydanı’nda yer alıyor ve mavi metro hattının geçtiği Demiivska Metro Durağı’nın çok yakınında bulunuyor yani otobüsten indikten sonra istediğiniz her yere metro kullanarak kolayca ulaşabilirsiniz. Kiev’e tren kullanarak gelmişseniz ineceğiniz yer merkez tren garı olan Kiev Pasazhyrsky, bu tren garı şehir merkezine ortalama 20 dakika yürüme mesafesinde ama yürüyeceğiniz yol yokuş olduğu için bence trenden indikten sonra taksi kullanın, rahat edin. Kiev’e ulaşım için diğer bir seçeneğiniz ise Blablacar kullanmaktır, hemen hemen her gün çevre şehirler ve ülkelerden Kiev’e giden birilerini bulabilirsiniz.

           

Konaklama: Kiev şehri gerçekten turistlere hitap eden bir şehir olduğu için konaklama için çok fazla alternatifiniz olacaktır. Benim ilk tavsiyem kendi konakladığım ve gezginler tarafından en çok tercih edilen hostellerden birisi olan Dream House Hostel, burası; Kiev’in alt şehir ve üst şehir olarak ikiye ayrılmasından dolayı alt şehir tarafında kalan, metro durağına meydanlara ve nehre yakın bir konumda yer alan, birçok kültürel ve extreme tura katılabileceğiniz, tertemiz odalara banyolara ve tuvaletlere sahip olan bir hostel. Hostelin içerisinde kendine ait güzel ve popüler bir bar ve hoşça vakit geçirebileceğiniz eğlenceli bir ortak alan bulunuyor, ucuz ve güvenli bir hostel, gecelik ortalama 7 Euro. İkinci yine şehir merkezinde yer alan, hostelde aradığınız imkânların birçoğunu size sunacak olan, terasında güzel vakit geçirebileceğiniz, odalarında çantalarınız için locker bulunan, yine temiz, güvenilir ve ucuz bir hostel olan Roots Kiev Hostel, gecelik ortalama 3-4 Euro. Üçüncü seçeneğiniz; tam olarak Özgürlük Meydanı’nda yer alan hatta balkonundan ya da penceresinden baktığınız zaman Özgürlük Meydanı’nın tamamını görebileceğiniz, tüm turistik noktalara ve ulaşım ağlarına yakın olan, güvenilir, temiz ve hoş bir ortama sahip City Centre Hostel, gecelik ortalama 5 Euro. Eğer tren garına yakın bir konumda konaklamak istiyorsanız gitmeniz gereken adres kesinlikle tren garına 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan, temiz, güvenilir, mutfağı ve locker’ı olan Kiev Central Hostel, gecelik ortalama 5 Euro. Son tavsiyem ise yine şehir merkezine yakın ve imkânları standart seviyede olan, temiz, mutfağı ve locker’ı bulunan Veselka Hostel, gecelik ortalama 5 Euro. Eğer Dream House Hostel’de konaklamışsanız ve Borispol’a gidecekseniz toplu taşıma ile uğraşmayın, hostelin resepsiyonuna adınızı yazdırın, gideceğiniz gün ve saatte size anlaşmalı taksi firmasından bir taksi çağırsınlar, hostelden Borispol Havaalanı ortalama 5 Euro.

Yeme-İçme: Ukrayna’nın yemek kültürünün büyük çoğunluğunu tavuk oluşturuyor bu yüzden en önemli lezzetleri dünyaca ün kazanmış ve gerçekten de leziz olan; Ukraynacası Котлета по-київськи olan Kiev usulü tavuk. Bu yemeği; içinde çeşit çeşit sebzeler olan, bizim içli köftemizin şeklinde ve ebatlarında ancak tamamen tavuktan yapılmış hali olarak düşünebilirsiniz. Çorba içmek isterseniz Borscht yani Borç Çorbası’nı deneyebilirsiniz. Türk mantısına benzeyen Varenyky isimli yemeği de beğeneceksiniz, deneyin. Tatlı yiyecekseniz Smetana ilk seçeneğiniz olmalıdır. Eğer Türk restoranı ararsanız gitmeniz gereken yerler Gurme Restaurant ya da Turkuaz Restaurant. Fast food tercih edecek olursanız da; Burger KING, Mc Donald’s ya da KFC’ye uğrayabilirsiniz, menüler ortalama 3 Euro. Son olarak pizza yemek isterseniz de mutlaka Podol Semti’nde bulunan Puzata Hata’yı deneyin. Ne içmeliyim diye sorarsanız; kırmızı bira olan Obolon Birası, esmer ya da normal çavdar ekmeğinin mayalanması ile üretilen bir içecek olan ve alkolsüz bira da diyebileceğimiz Kvas, kurutulmuş meyveden alkollü ya da alkolsüz olarak yapılan Uzvar ve şüphesiz bin bir çeşidi bulunan vodkalar.

Gece Hayatı: Kiev’de göreceğiniz gece hayatı muhtemelen daha önce gördüğünüz gece hayatlarından çok farklı olacaktır zira göreceğiniz kadınları ne daha önce görmüşsünüzdür nede bundan sonra göreceksinizdir. Sadece kadınları ile değil, içeceklerindeki lezzeti ve ucuzluğu ya da sabahlara kadar süren eğlencenin bin bir çeşitini sunması ile de aklınızı başınızdan alacaktır. Şehirde eğlenmek için çok fazla mekân seçeneğiniz var. Hem yerliler hem de turistler tarafından en çok tercih edilen ve mutlaka ilk seçeneğiniz olması gereken mekân Dinamo Lux olarak bilinen D’lux, burası; Lounge Bar, gece kulübü, restoran ve yazlık terası bulunan, defalarca Ukrayna’nın en iyi kulübü seçilen, yerli yabancı herkesin akın ettiği ve hafta sonları tıklım tıklım dolu olan kaliteli bir mekân. İkinci seçeneğiniz; en az D’lux kadar popüler olan ve atmosferini yaşamadan dönmeyin diyebileceğim Skybar. Burası da; size panaromik kent manzarası sunacak, ışık-ses sistemleri ve servisi ile kaliteyi size hissettirecek, dünyaca ünlü birçok starın da Kiev’e geldiklerinde mutlaka tercih ettikleri harika bir mekân. Üçüncü seçeneğiniz; Kiev’in en eski gece kulüplerinden biri olan Caribbean, burası; özellikle salsa ve Lâtin dansları başta olmak üzere her türlü dans şovuna dâhil olabileceğiniz, kapıdan girdiğiniz andan itibaren asla ayrılmak istemeyeceğiniz aşırı eğlenceli bir mekân. Diğer tavsiyelerim ise; şehrin birçok yerinde kafe olarak da şubeleri bulunan, en az diğer mekânlar kadar popülariteye ve manzaralı teras restorana da sahip ayrıca işletmecisi Türk olan Shooters, son olarak ise; üniversite gençliğinin uğrak noktası olan, sabaha kadar dans edebileceğiniz Disco Radio Hall. Kiev’de strip club ararsanız seçenekleriniz; Penthouse, Rio Strip, Arena Cabaret, Paradise, Dolls Men’s Club ve Star Rhino Club. Bu mekânların standartları birbirine çok yakın yani herhangi birini tercih edebilirsiniz ancak ilk tercihiniz Penthouse olsun çünkü fiyatların en makul olduğu mekân burası ayrıca Star Rhino’da çalışan kızların da tamamı öğrenci bu da dipnot. Girişler 5 Euro ve özel danslar 15-30 Euro arasında değişiyor. Ukrayna halkı fakir olduğu için genç kızların bazıları hayatlarını fuhuştan kazandıkları paralar ile idame ettiriyorlar. Eğer ‘bazı’ arkadaşların merak ettikleri konuya gelecek olursak sistem şöyle işliyor; bir mekâna giriyorsunuz, piste çıkıp dans etmeyecekseniz bir masaya oturup içkinizi söylüyorsunuz ve belki hayatınızda eşine benzerine rastlayamayacağınız güzelliğe sahip olan genç bir kadın gelip yanınıza oturuyor ve tanışmak istiyor, size içki ısmarlattırıyor, biraz sohbetten sonra alenen size istediği ücreti söylüyor, eğer siz öyle bir şey düşünmüyorsanız sadece fahiş fiyattan içki ısmarlıyor ve muhabbet ediyorsunuz ancak aklınızda 'farklı' bir düşünce varsa pazarlığa koyuluyorsunuz. Kadınlar genellikle pazarlığı 200 Dolar’dan başlatıyorlar ve bu ücret hizmet şartlarına göre şekilleniyor örneğin; onun ayarlayacağı bir konaklama yerine gidecekseniz fiyat yükseliyor, sizin ayarlayacağınız bir konaklama yerine gidecekseniz fiyat düşüyor.  Bu sektör için ayrıca bir mecra aramanıza gerek yok çünkü bu işle iştigal eden kızların %90’ı gece kulüplerinde müşteri arıyorlar. Bu sektör en iyi hangi mekânlarda işliyor derseniz, D’lux ve Skybar. Kiev’de kumarhane arıyorsanız gidebileceğiniz en iyi mekân hiç şüphesiz Avalon, diğeri ise; Krechhatik Caddesi’nde Dniprol Hotel içinde bulunan Gabriela.

Alışveriş: Kiev de alışveriş yapabileceğiniz yerler; Khreshchatyk Caddesi’nde bulunan Bezarapski Pazarı ve Arena City, Maydan Nezaleznosti’de yerin altına kurulan Globus ve Basseynaya isimli sokakta yer alan Mandarin Plaza. Dilerseniz Andreevsky Spusk Caddesi’nde de alışveriş yapabilirsiniz. Kiev’den alınabilecek çok fazla hediyelik yok ancak el yapımı paskalya yumurtalarından ya da çeşit çeşit Matruşka’lardan alabilirsiniz. Magnet alacaksanız; Pecherska Lavra’nın içerisinde, Pirigova’nın içerisinde ya da Andrewski Yokuşu’nda bulunan seyyar satıcılardan alabilirsiniz. Magnetler ortalama 1 Euro.

Kiev Gezilecek Yerler;

    Kiev’de sadece turistik noktaları gezecekseniz bana göre toplu taşıma kullanmanıza gerek yok zira şehir çok da büyük değil, yani istediğiniz her noktaya vereceğim rota ile yürüyerek kolayca gidebilirsiniz. Tabi tüm noktaları 1 günde gezemezsiniz bu yüzden rotayı ikiye bölün ve ertesi gün kaldığınız yerden devam edin.

   

Maydan Nezaleznosti: Kiev’de bana göre gezmeye başlamanız gereken ilk nokta şüphesiz İstanbul’un Taksim’i de diyebileceğimiz, şehrin kalbi konumunda olan ve ülkenin yakın siyasi döneminde çok büyük öneme sahip Maydan Nezaleznosti yani Özgürlük ya da Bağımsızlık Meydanı. Bu meydan; 10. Yy’a kadar Kiev şehrinin girişi konumunda olan, hayvan otlatılan, kervan bekletilen, elçi ve tüccar ağırlayan bir alan olarak kullanılan, 19. Yy itibari ile Kiev şehrinin ana meydanı haline gelen ayrıca 1991 yılında Ukrayna’nın Sovyetler Birliği’nden ayrılması için yapılan gösteriler ve toplantılara ev sahipliği yapan önemli bir meydan. 2004 yılında başkanlık seçiminden sonra yine Ukrayna Halkı’nın gösteriler ve eylemler düzenleyerek seçim sonuçlarını protesto ettikleri dünyaca ünlü Turuncu Devrim’in gerçekleştiği yer tam olarak burası. Senenin her döneminde etkinlikler ve konserler düzenleniyor, tam altında Globus isimli bir yeraltı çarşısı bulunuyor, ön kısmına Kiev’in kuruculara ait heykeller konumlandırılmış, tam ortasında ünlü Özgürlük Anıtı bulunuyor ve anıtın arkasında da şehrin sembolik kapısı yer alıyor.

Khreshchatyk Caddesi: Özgürlük Meydanı’nın bulunduğu, aslında 8 şeritli bir bulvar olan ve şehrin can damarı diyebileceğimiz geniş caddenin adı Kresçatnik diğer adıyla Khreshchatyk Caddesi. Bu cadde; geçmiş dönemlerde şehrin giriş yolu olan ve günümüzde ise özellikle yaz aylarında hafta sonları trafiğe kapatılan bu yüzden de Kievlilerin hınca hınç doldurduğu bir yürüyüş yolu haline gelen bir cadde. Caddenin uzunluğu tam olarak 1.2 km, üzerinde birçok ünlü markaya ait mağazalar, kafeler, restoranlar, sinema, tiyatro ve gece kulübü bulunuyor. Cadde üzerinde ayrıca çok lezzetli yemekler yiyip canlı müzik dinleyebileceğiniz ve mutlaka dikkatinizi çekecek bir şato yer alıyor, caddenin başlangıç noktasında ise Bezarapski Pazarı ve Arena City isimli bir alışveriş merkezi göreceksiniz. Bu cadde Ukrayna’nın en önemli ve en büyük caddesi.

Mikhailovskaya Manastırı: Khreshchatyk Caddesi’ni birkaç tur yürüdükten sonra Özgürlük Meydanı’nda bulunan yer ile bütünleşmiş cam kubbeli yapının olduğu yere gelin, bu cam kubbenin hemen yanında bulunan Mykhailivska Street ismindeki yokuşu tırmanın, yaklaşık 150 metre tırmandıktan sonra hemen sağınızda bir meydan kalacak. Bu meydan Mikhailovskaya Meydanı ve meydanda gördükleriniz ise St. Michael’s Manastırı diğer adıyla Altın Kubbeli Mikhailovskaya Manastırı ile bu manastıra ait çan kulesi. Bu manastır; 1108 yılında Pres Yaroslav’ın torunu tarafından yaptırılmış, 1760 yılında çan kulesi eklenmiş, 1930’lu yıllarda Sovyet Bolşevik Devrimi’nde yıkılmış ve Ukrayna bağımsızlığını kazandıktan sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş bir manastır. Manastır girişinde bulunan duvarlarda Hristiyan dünyasına ait önemli değerlerin çizimlerini ve savaşta ölen Ukraynalı askerlerin fotoğraflarını ayrıca hemen önünde bulunan meydanda da savaş kurbanları anıtı görebilirsiniz. Yaz aylarında ve Noel Haftası’nda çeşitli etkinlikler düzenlenen bu manastırın girişi ücretsiz.

St. Andrews Kilisesi: Mikhailovska Manastırı’nı gördükten sonra manastıra ait kulenin hemen solunda bulunan Desyatynna Street’e girin ve bu caddeyi dümdüz devam edin. Birkaç yüz metre yürüdükten sonra karşınıza gelecek olan heybetli yapı St. Andrews Kilisesi. Bu kilise; 1747–1754 yılları arasında mimar Bartolomeo Rastrelli tarafından beş kubbeli ve haç şeklinde Barok tarzda yapılan, içerisinde 18. Yy’dan kalma çeşitli resimler görebileceğiniz, girişi ücretsiz olan büyüleyici bir kilise.

Andrewski Yokuşu: Burada asıl görmeniz gereken yer Andrews Kilisesi değil, kilisenin üzerinde bulunduğu sokak olan Andrewski Spusk yani Andrewski Yokuşu. Bu yokuş; Aya Sofya Meydanı ile Kontraktova Meydanı’nı yani yönetim merkezi olan üst şehir ile halkın yaşadığı alt şehri birbirine bağlıyor, 1711 yılı itibariyle otoritenin emri ile genişletilmiş ve sadece insanların yürüyerek geçtiği patika bir yol olmaktan çıkarılıp atlıların ve at arabalarının da geçebildiği büyük ana bir sokak haline getirilmiş tarihi ve turistik bir sokak. Günümüzde ise özellikle hafta sonları bölgede yaşayan ressamlar tarafından tezgâhlar kuruluyor ve tablolar satılıyor ayrıca hediyelik eşya tezgâhlarından da bin bir çeşit yöresel hediyelik bulabiliyorsunuz. Üzerinde bulunan kafelerde soluklanarak, leziz kahveler eşliğinde Dnipro Nehri manzarasını seyredebilirsiniz.

Bogdan Khmelnitskiy Meydanı: Andrewski Yokuşu’ndan en sonuna kadar aşağıya inmeyin, oraya da sıra gelecek. Siz kilisenin olduğu kısmı gezdikten sonra tekrar yukarıya doğru çıkın, kilise solunuzda kalacak şekilde araçların geçtiği ana cadde olan Volodymyrska Caddesi’nden dümdüz devam edin, yaklaşık 1 km yürüdükten sonra büyükçe bir meydan olan Bogdan Khmelnitskiy Meydanı’na çıkacaksınız. Meydanın tam ortasında; 1645 yılında Osmanlı ve Litvanyalılarla savaşıp Ukrayna ile Rusya’nın birleşmesini sağlayan ayrıca Polonya yönetimine karşı örgütlediği ayaklanma ile de Dinyeper Nehri’nin doğusundaki Ukrayna topraklarının Rusya’nın eline geçmesine yol açan, 1648-1657 yılları arasında Zaporojye Kazaklarının önderi, 1595 doğumlu-1657 ölümlü Boğdan Zinovi Mihayloviç Hmelnitsky’nin heykeli bulunuyor. Yaz aylarında ve Noel Haftası’nda çeşitli etkinlikler ile kutlamalara ev sahipliği yapan, ferah ve gezmesi keyifli bir meydan.

Ayasofya Katedrali: Bogdan Khmelnitskiy Meydanı’nda görmeniz gereken en önemli nokta şüphesiz Svetoya Sofya yani Ayasofya Katedrali. Bu katedral; 1037 yılında Prens Yaroslav tarafından İstanbul seyahati sonrasında etkilenerek şehrin gücünü göstermek amacıyla ve Peçeneklerle yapılan savaşın kazanılması anısına yaptırılan ayrıca Tatarların saldırıları nedeniyle büyük hasara uğrayan ancak günden güne yenilenerek tekrar eski görüntüsüne kavuşturulan bir dini merkez. Katedralin 13 adet altın kaplama soğan kubbesi bulunuyor ve 11. yüzyıldan kalma mozaik ve freskleriyle büyüleyici bir görüntüye sahip. Şehrin en eski ve halen ayakta duran kilisesi olma ünvanına sahip olan kilise; büyükelçilik resepsiyonlarına, prenslerin taç giyme törenlerine ve anlaşmaların imzalanmasına ev sahipliği yapıyor. Şehre ait ilk okulun ve kütüphanenin kurulduğu, UNESCO tarafından da dünya kültür mirası listesine dahil edilen ilk yapı olma özelliğine sahip. Katedral içerisinde; Yaroslav Mudry ve oğlu Vsevolod ile Vladimir Monomakh gibi Kiev Prensleri gömülü, ayrıca içini gezerseniz; Yaroslav Mudry aile üyelerinin portrelerini ve sahip olduğu çan kulesinde; İstanbul’da Bizans İmparatoru Konstantin tarafından Prens Olga onuruna düzenlenen kutlamaların sahneleri ile palyaçolar, müzisyenler, dansçılar, hayvan eğitmenleri ve araba yarışmalarının resimlerini görebilirsiniz. Katedral günümüzde üç tarafında ikişer katlı galerilerin bulunduğu Ukrayna Hıristiyanlık Müzesi olarak kullanılıyor. Giriş ücreti ortalama 2 Euro ayrıca kulenin tepesine çıkıp muhteşem manzarayı seyredebiliyorsunuz.

Golden Gates: Katedrali gördükten sonra meydana geldiğiniz cadde olan Volodymyrska Caddesi’nden katedral sağınızda kalacak şekilde dümdüz yolunuza devam edin, yaklaşık 400 metre yürüdükten sonra karşınıza gelecek olan ön yüzü ahşap yapı Zoloti Vorota diğer adıyla Golden Gates yani Altın Kapı. Bu kapı; 1017-1024 yılları arasında Peçenekler zaferi sonrasında ve İstanbul-Bizans mimarisi özentisi nedeniyle, Prens Yaroslav Mudri tarafından şehrin giriş kapısı ve kilise olarak sur şeklinde yaptırılmış. 18. Yy’ın ortalarında aldığı hasarlardan dolayı kalıntıları toprak ile örtülmüş, 1832 yılında arkeologlar tarafından eski sur kalıntılarının bulunması ile restore edilmiş ve metal demir çitlerle çevrilmiş. 1982 yılında müzeye dönüştürülmesi ile içerisinde; silahlar, günlük yaşam malzemeleri ve arkeolojik kazılar sırasında bulunan objeler sergileniyor. Şehrin simgelerinden birisi olan, mutlaka görülesi tarihi ve orijinal bir yapı. Giriş ücreti 15 Grivna yani 1 Euro’dan daha az.

           

Taras Shevchenka: Golden Gates’i gördükten sonra yine Volodymyrska Caddesi’nden yolunuza devam edin, birkaç yüz metre yürüdükten sonra yine aynı cadde üzerinde göreceğiniz süslü bina Taras Shevchenka diğer adıyla Natsionalnaya Opera Ukraine yani Ulusal Opera Binası. Bu opera binası; 1867 yılında inşa edilmiş ancak 1896 çıkan yangın sonucunda içerisindeki kostümler ve materyaller ile birlikte tamamen yanması üzerine, 1901 yılında Barok tarzda tekrar inşa edilmiş. Avrupa’nın birçok yerinden gelen sanatçılar burada konser veriyor. Muhteşem akustiği ile Kiev Ulusal Senfoni orkestrası olan Filarmoni Orkestrası’nın muazzam performanslarına tanıklık edebileceğiniz bir opera binası. Binanın içerisinde bulunan Güzel Sanatlar Müzesi’nde dünyada eşi olmayan resim koleksiyonlarını ve çok değerli ikon koleksiyonlarını görebilirsiniz. Eğer tiyatro gösterisi, opera ya da bale izlemek isterseniz Opera sitesinden alabileceğiniz biletler oldukça uygun. En önde ki koltuklar 10-15 Euro arası, en arkadaki koltuklar ise 2-3 Euro arası.

St. Volodymyr's Cathedral: Opera Binası’nı gördükten sonra yine aynı cadde yani Volodymyrska Caddesi’nden yolunuza devam edin, 100 metre kadar yürüdükten sonra yolunuzu Tarasa Shevchenko Bulvarı kesecek, bu bulvara geldiğinizde sağa döneceksiniz ve yine yaklaşık 100 metre yürüdükten sonra hemen sağınızda masalsı görüntüsü ile St. Volodymyr's Cathedral’i göreceksiniz. Bu katedral; Kiev’in 900. kuruluş yıldönümü olan 1852 yılında yapımına başlanan ancak tam anlamıyla 1896 yılında bitirilebilen, yapımı için 100bin Ruble bağış toplanan ve 1 milyon tuğla üretilen ayrıca I. Schtrom, P. Sparro, R. Bemhardt, K. Mayevsky ve V. Nikolayev gibi Fransız, İtalyan ve Belçikalı sanatçıların ortak çalışmaları sonucunda bazı ikonlarında elmas ve altınlar kullanılarak inşa edilen bir katedral. Katedralin son dokunuşu Ukraynalı Alexander Vikentievich Beretti tarafından yapılmış ve adını Hristiyanlığı Slav diyarına getiren Kinyas Vladimir'den almış. Büyüleyici mozaikler ve fresklere sahip, aynı zamanda Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin de merkezi konumunda olan tarihi bir din merkezi. Giriş ücreti 10 Grivna yani 1 Euro’dan daha az.

           

Great Patriotic War Museum: St. Volodymyr's Cathedral’ini gördükten sonra artık şehir merkezinin biraz dışarısında kalan ancak çok büyük öneme sahip noktaları görme sırası geldi demektir. Bunlardan ilki; Druzhby Narodiv ya da Arsenalna metro duraklarında inerek ve bu duraklardan 24 numaralı otobüslere binerek kolayca ulaşabileceğiniz, şehrin en önemli müzesi olan Great Patriotic War Museum yani Kiev 2. Dünya Savaşı Müzesi. Bu müze; 1974 yılında açılan, 4 kattan oluşan ve alt katında luggage yani emanet eşya bölümü, kafe ve tuvalet bulunan, giriş kat ve 2. katında ilk odadan itibaren savaşın başlaması-Kiev’in savunması diye devam eden toplam 14 odada 2. Dünya Savaşı’ndan kalan objelerin sergilendiği bir müze. Müze içerisinde görecekleriniz; düşürülmüş Alman uçağı, füzeler, arabalar, kayıklar, tabancalar, tüfekler, bombalar, günlükler, fotoğraflar, giyotin makinesi, insan yağından yapılmış sabun, insan derisinden yapılmış eldiven, kemik öğütme makinası, ölen kadınların saçlarından yapılan yastıklar ve daha fazlası. Müzenin en üst katında ise şehir manzarasını da seyredebileceğiniz bir teras bulunuyor. Şehrin en büyük müzesi bu müzenin giriş ücreti 30 Grivna yani yaklaşık 2 Euro.

Open Air - Mother Motherland: Savaş Müzesi’nin hemen yan tarafında bulunan Open Air yani açık hava müzesinde ise; Sovyetlere ait uçakları, tankları, arabaları, denizaltıları, tekneleri, kamyonları, füzeleri, helikopterleri vb. görebilir, Sovyet Askerleri Anıtı’nı fotoğraflayabilir, Meçhul Asker Anıtı yani sönmeyen ateşi ziyaret edebilir ayrıca zafer gününde tören yürüyüşünün yapıldığı toplu-bataryalı yürüyüş yolunda yürüyebilirsiniz. Aynı noktada; en üst noktası 102 metre olan, 560 ton ağırlığında, sağ elinde 16 metre uzunluğunda ve 9 ton ağırlığında bir kılıç, sol elinde ise Sovyet amblemi olan bir kalkan bulunan ve 1981 yılında tamamlanarak buraya konulmuş olan Mother Motherland yani Vatan Ana Heykeli’ni de görebilirsiniz. Open Air Müzesi’nin giriş ücreti 3 Grivna yani 1 Euro’dan daha az. Eğer Open Air Müzesi’ni gezmek istiyorsanız ve kapalıysa kapısında duran bekçiye 1-2 Euro rüşvet vererek girebilirsiniz zira ben öyle yaptım, gittiğimde kapalıydı içeriye girmemin başka bir yolu yok mu dedim ve 2 Euro uzattım, zincirlerinden üzerinden atladım ve girdim.

Pecherska Lavra: Savaş Müzesi Kompleksi’ni gördükten sonra müzenin hemen yan tarafında bulunan ve muhtemelen müzeye gitmek için kullandığınız cadde olan Lavrska Caddesi’ne çıkın ve müze arkanızda kalacak şekilde dümdüz devam edin. Yaklaşık 1.5 km. yürüdükten sonra cadde üzerinde hemen sağınızda kalan ve önünde insan yoğunluğu olan dar bir giriş göreceksiniz, bu giriş Kiev Şehri’nin en kutsal yeri olan kiliseler kompleksi Pecherska Lavra’nın giriş kapısı. Burası; Rusya’daki ilk Ortodoks manastırı olarak 1051 yılında Dinyeper Nehri’nin kıyısında ve tepeler üzerine inşa edilmiş ayrıca birçok keşiş, vaiz ve Hıristiyan din adamının gömüldüğü Far Mağaraları’na sahip. Bu dini kompleks; 1917 Ekim Devrimi’nde birçok keşişin vurulması, hapsedilmesi veya sürgüne gönderilmesinin akabinde kamulaştırılmış ve günümüzde ise Ortodoks Hıristiyanların haç merkezi olarak biliniyor. Bunların haricinde; 6 tanesi Far Mağaralarında yani yer altında olmak üzere toplamda 30 kadar kiliseye sahip bu yüzden UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine dâhil edilerek koruma altına alınmış. Odalarında cam tabutların içerisinde ölmüş din adamlarının mumyaları bulunuyor, Vatikan’ın neredeyse iki katı büyüklüğünde ve kiliselere girerken erkek ya da kadın ayırt edilmeden açık yerlerinizi kapatacak şal almanız gerekiyor. Size verilen mumlar ile karanlık koridorları aydınlatarak gezebilirsiniz. Burası açık bir alan olduğu için kiliseleri ücretsiz gezebilirsiniz.

Mykola Syadristy Microminiatures Museum: Pecherska Lavra’ya kapıdan girdikten sonra çan kulesinin olduğu küçük meydana geldiğinizde, meydanda ki kulenin hemen karşısında yeşil pencereleri olan ve yanında hediyelik eşya satan büfe bulunan bir bina göreceksiniz, bu binada mutlaka görmeniz gereken ve dünyada eşi benzeri bulunmayan Mykola Syadristy Microminiatures Museum yani Mikro Sanatlar Müzesi yer alıyor. Bu müze; ülkemize de ziyarette bulunan Ukraynalı sanatçı Mykkola Syadristy’ın, ilki 1960 yılında olmak üzere kendi elleriyle yaptığı ve Guiness Rekorlar Kitabı’na giren, sadece mercekle bakarak görebileceğiniz minyatür eserlerin sergilendiği bir müze. Müze içerisinde görecekleriniz; toplu iğne başına yerleştirilen satranç takımı, saç teline kondurulan gül, iğne deliğine yerleştirilmiş piramit ve kervan, saç telinin ucuna yazılmış isim ve soy isim, Lenin portresine yazılmış eser, dünyanın en küçük saati, dünyanın en küçük kilit ve anahtarı. İnanılması güç minyatür eserlere ev sahipliği yapan, dünya üzerinde bir benzerini daha göremeyeceğiniz bu muhteşem müzeye ziyaretçiler küçük gruplar halinde alınıyorlar ve giriş ücreti 1 Euro civarı.

Arsenalna Metro Durağı: Pecherska Lavra ve Minyatür Sanatlar Müzesi ile işiniz bittiyse eğer, bu kiliseler kompleksine geldiğiniz cadde olan Lavrska Caddesi’ne tekrar çıkın. Kompleks sağınızda kalacak şekilde caddeden dümdüz devam edin, yaklaşık 1 km. yürüdükten sonra karşınıza gelecek olan küçük meydanın hemen sağında muhtemelen daha önce kullanmış olduğunuz Arsenalna metro durağını göreceksiniz, eğer kullanmadıysanız burayı mutlaka ziyaret edin çünkü bu durak Avrupa’nın en derin metro durağı ve derinliği neredeyse 100 metre.

Mariyinsky Park - Mariyinsky Sarayı: Arsenalna metro durağını sağınızda geçin ve aynı caddeden yolunuza devam edin, birkaç yüz metre yürüdükten sonra yine sağınızda büyükçe bir park göreceksiniz, bu park şehrin en büyük yeşil alanlarından birisi olan Mariyinsky Park. Bu parkın sahip olduğu seyir teraslarında mutlaka şehir ve nehir manzarasını seyredin. Parkın tam ortasında göreceğiniz mavi ve krem renklerden oluşan saray; 1750 yılında Rus mimar Ivan Mincurin’in gözetimi altında Bartolomeo Rastelli tarafından inşa edilen ve uzun süre Çar ailesi tarafından malikâne olarak kullanılmış olan Mariyinsky Sarayı. Saray günümüzde; devlet başkanlarının ziyaretlerine, resmi resepsiyonlara ve uluslararası konferanslara ev sahipliği yapıyor. Sarayın içini sadece rehberli turlar ile gezebiliyorsunuz.

Füniküler: Parkın içinden geçtikten sonra tekrar aynı caddeye çıkın, yolunuza nehir kenarından devam edin, nehir kenarından biraz daha yürüdükten sonra cadde üzerinde Podol Semti’nin başlangıcı olan bölgede; 1905 yapımı, Podol ile Mihaylivskaya Meydanı arasında çalışan füniküleri göreceksiniz. Dilersiniz bu füniküleri kullanarak Kardeşlik Tepesi’ne çıkabilir ve manzara seyredebilirsiniz. Bileti 20 Cent civarı.  

Podol (Podil) Semti: Nehir kenarından dümdüz devam ederseniz, nehrin kıvrıldığı bölümü geçtikten sonra ulaşacağınız bölge Kiev’in iki bölümünden birisi olan alt şehir Podol ya da diğer adıyla Podil Semti’nin merkezi. Bu semt; Andreswki Yokuşu’nun alt ucunda yer alıyor, 19. Yy’a kadar yöneticilerin ve elit kesimin dışında kalan sıradan vatandaşların yaşadığı ve ticaret yaptığı, şehirde bulunan birçok tarihi yapı, kilise, anıt, sokak ve meydanın bulunduğu ayrıca limanı ve balık pazarlarını da görebileceğiniz bir bölge.

Museum of Folk Architecture and Life of Ukraine: Kiev’de mutlaka görmeniz gereken turistik noktalardan birisi de şehir merkezine yaklaşık 12 km. uzaklıkta bulunan Museum of Folk Architecture and Life of Ukraine ya da diğer adıyla Pirigova Açık Hava Müzesi. Bu müze, Avrupa’nın en büyük açık hava müzelerinden biri olma ünvanına sahip. Müze içerisinde; geleneksel köy yaşamının tanıtıldığı ve Ukrayna’daki 6 bölgeye ait insanların gerçekte yaşamış olduğu 100-350 yıl arasında geçmişe sahip yöresel evleri, yel değirmenlerini, ahırları, dükkânları, okulları, kiliseleri, evlerin mutfaklarında orijinal kap ve kacakları, odalarda ise koltuk ve yatakları görebilirsiniz. Dilerseniz hediyelik eşya satan dükkânlardan yöresel hediyelikler alabilir ya da fırınlarda yapılıp sıcak sıcak satılan hamur işlerinden alıp afiyetle yiyebilirsiniz. Burası çeşitli kültürel etkinliklerin düzenlendiği, hayvanları fotoğraflayıp isterseniz de sevebileceğiniz, bisiklet kiralayabileceğiniz ya da at arabası ile gezinti yapabileceğiniz muhteşem bir alan. Pirigova’ya; Druzhby Narodiv, Lybidska, Demiyivska, Holosiyivska, Vasylkivska, Vystavkovyi metro duraklarından 172 veya 173 numaralı otobüslere binerek, Moskovska Meydanı'ndan 156 numaralı otobüse binerek, Akademgorodok metro durağından 576 numaralı otobüse binerek, Lukyanivska metro durağından 496 numaralı otobüse binerek ya da Vystavkovyi metro durağından 11 numaralı troleybüse binerek ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş ücreti yaklaşık olarak 3 Euro.

Hydropark: Kiev’e yaz aylarında gitmişseniz mutlaka vakit geçirmeniz ve en az 1 tam gününüzü ayırmanız gereken önemli turistik alanlardan birisi de Hydropark. Burası; Dinyeper Nehri’nin ortasındaki adada 188 hektar üzerine kurulu ve üzerinde; plajlar, gece kulüpleri, restoranlar, spor sahaları ve sergi alanları bulunuyor ayrıca yaz boyunca konserler veriliyor ve etkinlikler düzenleniyor. Yarışmalarında düzenlendiği bu alanda; tekne turuna katılarak eğlenceli zamanlar geçirebilir ayrıca yelken, kürek, su sörfü, jet ski, bungee jumping, su kayağı, plaj futbolu ve plaj voleybolu gibi aktivitelerinden faydalanabilirsiniz. 144 metre uzunluğundaki köprü ile şehrin kara bölümüne bağlanıyor. Dilerseniz açık diskolarda sabaha kadar eğlenebilir ya da çıplaklar plajında akşama kadar sere serpe güneşlenebilirsiniz. Gerçekten muazzam bir kompleks diyebilirim.

Diğer Noktalar: Kiev’de gezilmesi gereken önemli noktaları gezdiyseniz ve hala bu şehirde vaktiniz varsa gidebileceğiniz diğer yerlerden birincisi; 1937 yılında 130 hektar arazi üzerine kurulan ve 13.000′i aşkın bitki, çiçek, ağaç çeşidi bulunan Botanik Bahçesi, ikincisi; 1908 yılında yaklaşık 40 hektar arazi üzerine kurulmuş olan, içerisinde 130 türde birbirinden farklı bitki ve ağacın ayrıca 2000 türde hayvanın barındığı Hayvanat Bahçesi, üçüncüsü; 1200 kişi oturma kapasitesine sahip olan, birbirinden farklı hayvan gösterilerinin ayrıca ilizyonist ve palyaço şovlarının yapıldığı Kiev Sirki, dördüncüsü; 1983 yılında Mostytska Caddesi üzerinde açılan, Pagan döneminden günümüze kadar ekmeklerin değişimini görebileceğiniz, içerisinde bulunan fırınlarda yapılan bin bir çeşit ekmek, kek, pasta ve çörekten sıcak sıcak tadabileceğiniz ayrıca Avrupa’nın ekmek sepeti de denilen Ekmek Müzesi, beşincisi; Dinyeper Nehri kıyısında bulunan ve Kiev’in kaşifleri sayılan 4 kardeşin ölümsüzleştirildiği Memorial to the Legendary Founders of Kyiv diğer adıyla Tekne Anıtı, altıncısı; her yıl Avrupa’da boy gösteren Dinamo Kiev futbol takımının stadyumu.  

Kiev Hakkında Faydalı Bilgiler;

Kiev City Card: Kiev’de çok fazla zaman geçirecekseniz, toplu taşıma kullanacaksanız ya da tüm müzelere girmek istiyorsanız şehir kartı alabilirsiniz. Bu şehir kartı ile; müzelere ve galerilere ücretsiz girebilir, tekne turlarına ve yürüyüş turlarına ücretsiz olarak katılabilir, anlaşmalı olan oteller, pansiyonlar ve dairelerde indirimli olarak konaklayabilir, restoran ve kafelerde indirim alabilir, anlaşmalı ticari taksilerden, rent a car ofislerinden ve bisiklet kiralama ofislerinden indirim sağlayabilir ayrıca anlaşmalı gece kulüplerinden de indirim kazanabilirsiniz. Kartların kullanım süresine göre ortalama ücretleri 30-50 Euro arasında.

1- Ukrayna’ya Türk vatandaşlarının vizesiz olarak seyahat edebileceklerini mutlaka biliyorsunuzdur ancak bilmeniz gereken çok daha önemli bir konu var ki o da rüşvetçi polisleri. Ukrayna polisleri daha ülkeye adım attığınız ilk andan itibaren kâbusunuz olacak, bundan hiç şüpheniz olmasın. Havaalanına geldiğinizde pasaport polisi yüzde 90 ihtimalle üstü kapalı bir şekilde ya da arsızca açık açık sizden rüşvet isteyecektir, size önerim ilk başta direnmeniz ve anlamamazlıktan gelmeniz. Baktınız ki polis ısrarla rüşvet istemeye devam ediyor o zaman el altından en fazla 20 Euro olmak kaydıyla rüşvet verebilirsiniz zira vermezseniz sizi gerçekten ülkeye almayabilir. Ukrayna’da turistlerin yanlarında pasaportlarını bulundurmamaları suçtur, işte tam da bu yüzden pasaportunuz yanınızda değilse rüşvet vermeye mahkumsunuz eğer vermemekte ısrar ederseniz soluğu karakolda alacağınızdan hiç şüpheniz olmasın. Sizi durduran ve rüşvet verdiğiniz polislerin ilk ya da son olduğunu düşünmeyin, her köşe başında sizin turist olduğunuzu anlayan diğer polisler de tekrar tekrar sizi durduracak ve para koparmaya çalışacaktır. Bu yüzden size en önemli önerim; mümkün olduğunca turist olduğunuzu belli etmeyin ve mümkün olduğunca polislerden uzak durmaya çalışın. Polis sizi durdurduğunda isteyeceği miktar 100 Dolar olacaktır ama siz o kadar paranızın olmadığını söyleyin ve en fazla 10-20 Euro verin, merak etmeyin onunla da yetineceklerdir. Ukrayna genel anlamda fakir bir ülke olduğundan dolayı polisler yaşam standartlarını maaşları ile sağlayamadıkları için rüşvet; polisler tarafından hak olarak görülüyor o yüzden sizden rüşvet isteyen polisi hiçbir yetkili merciye şikâyet edemezsiniz, etseniz de asla sonuç alamazsınız. Kiev’de sokakta alkol almak legâl ama sigara içmek yasak bu yüzden polislerin gözü önünde sigara içmeyin, rüşvete ortam hazırlamayın. Bunlar tamamen kendi tecrübelerime dayanak anlattığım olaylar, herkesin başına gelecek diye bir kaide yok, belki binde bir oluyor ancak başınıza gelirse diye bu yazdıklarımı aklınızın bir köşesine kazıyın.

2- Ukrayna gerçekten fakir bir ülke olduğundan turistler herkes için ballı bir gelir kaynağı o yüzden alışverişlerinizde mutlaka pazarlık yapın ki en az kazıklanma ile kurtulun.

3- Kiev’de toplu taşıma kullanmanıza gerek yok ama illa kullanmak isterseniz; biletler kartın içine yüklenmiş olarak satılıyor. Örneğin; tek yön bilet aldınız, bu bilet ulaşım kartına yüklenerek veriliyor ve siz istediğiniz zaman otomatlardan o karta tekrar para yükleyebiliyorsunuz. Toplu taşıma kartlarının birçok çeşiti var; 1 günlük biletler ortalama 2 Euro ve 1 haftalık biletler ortalama 4 Euro.

4- Eğer Kiev’e kış aylarında gidecekseniz çok çok soğuk olduğunu bilin ona göre hazırlıklı gidin. Kış aylarında gerçekten inanılmaz bir soğuk oluyor.  

5- Kiev gezebileceğiniz en ucuz şehirlerden birisi, bedavadan biraz pahalı diyebiliriz. Şehirde; konaklama, yeme-içme, müzeler, ulaşım, alışveriş vs. her şey çok ucuz o yüzden kıymetini bilin. Örneğin; 1 paket Marlboro 3 Lira ya da bir şişe bira ortalama 50 Cent.

6- Paranızı Bogdan Khmelnitskiy Meydanı’nın köşesinde bulunan büfede çevirebilirsiniz. Kurlar birbirinden çok farklı değil o yüzden havaalanı ve tren garı haricinde herhangi bir ofise girip çevirin.

7- Kahvaltı için her yerde pastane ya da fırın bulabilirsiniz. Özellikle börekleri çok lezzetli oluyor mutlaka deneyin, fiyatlar çok ucuz istediğinizi alın yiyin.

8- Ucuz market arıyorsanız; Billa, ATB ve Fora Market, şehrin neredeyse her yerinde şubeleri var mutlaka bir yerlerde karşınıza gelecektir. Şehir zaten ucuz o yüzden herhangi bir marketten de alışveriş yapabilirsiniz.

9- Bilet alacağınız yerlerde öğrenci indirimi istemeyi unutmayın. Isic kartınız yanınızda olsun yoksa Türkiye öğrenci kimliğinizi kullanın.

 10- Suyu musluktan içmeyin. Ya dışarıda gördüğünüz çeşmelerden doldurun ya da şişe su satın alın. Çünkü şebeke suyu gerçekten çok.

11- Çantanızı bırakmak isterseniz tren garında luggage var, günlük ücret 2 Euro civarında.

12- Tüm müzelerde ve restoranlarda wi-fi var aklınızda bulunsun.

13- Kiev’de dışarıda sabahlayabilir miyiz diye sorarsanız; ben sabahlamayın derim çünkü bana göre kesinlikle güven vermeyen bir şehir. Zaten ülke fakir bir ülke olduğu için alışverişinizde kazıklanmadan kurtulmuş olsanız bile dışarıda kalırsanız hırsızlığa maruz kalmadan kurtulamazsınız.

14- Kiev’e yaz aylarında gitmişseniz tekne turlarına katılabilirsiniz. En popüler olanı 40 dakikalık turlar, fiyatları ortalama 3-4 Euro. Dilerseniz 2 saatlik veya ‘Kiev Denizi’ de denilen Kiev Baraj Gölü’nü kapsayan 4 saatlik uzun turlara da katılabilirsiniz, fiyatlar ortalama 5 Euro. ‘Disko’ denilen akşam turları ise saat 19.00’da başlıyor ve 1,5 saat sürüyor. Tekneler Podol semtinde, Poçtovaya Ploşad metro istasyonu yakınlarında bulunan iskeleden kalkıyor.

15- Fiyatları Euro olarak yazdım çünkü siz Kiev’e giderken Euro alarak gideceksiniz bu yüzden Ukrayna’nın para birimi olan Grivna olarak yazsaydım tekrar tekrar hesap yapmak zorunda kalacaktınız. Siz cebinizde ki Euro’yu bilin ve Ukrayna’da kaç Euro harcayacağınızı hesaplayın.

*Kaç gün kalınmalıdır diye sorarsanız, en az 3 gün kalmalısınız. Kiev çok fazla turizm açısında isim yapmamış olabilir ama gece hayatı için gitmişseniz bile en az 2 gece kalmanızda yarar var.

Yorumlar